ŞEHİR YAŞAM PORTALI
Bir yol hikayesi...

BAĞCI MECLİS TV’DE SOMA FACİASINI DEĞERLENDİRDİ (21.05.2014)

AK Parti Çorum Milletvekili ve TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi Dr. Cahit Bağcı, bugün TBMM Genel Kurulu’nda gündem dışı söz alarak, Soma faciasında hayatlarını kaybeden maden şehitleriyle ilgili bir konuşma yaptı. Bağcı, kendi deneyimleri üzerinden madenci ailelerinin yaşadıklarına ışık tutmaya çalışırken, maden kazaları hakkında da duygu ve düşüncelerini aktardı, şehitlere Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı diledi. Ayrıca geçtiğimiz hafta hayatını kaybeden CHP Milletvekili ve Plan Bütçe Komisyonunu Üyesi Ferit Mevlüt Aslanoğlu’nu da rahmetle anan Bağcı, konuşmasında oldukça duygusal vurgular yaptı.

Bağcı, “Kömür, kazanç hırsının ocakları esir alması demektir. Kömür, yukarıdakilerin paralanması, aşağıdakilerin parelenmesidir. Kömür yüz akı, insanların kara talihidir. Kömür, şerefiyle çalışıp, hakkıyla kazanılan helal kazançtır” dedi.

Milletvekili Bağcı, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“Madencilik tarihimizin en büyük, 77 milyon vatandaşımızı yasa boğan en acı Soma Maden faciası hakkında; 38 yıl önce babasını bir kömür madeni kazasında kaybetmiş bir arkadaşınız olarak söz aldım. Sözlerimin başında Soma’da hayatını kaybetmiş tüm şehitlere Allah’tan rahmet, acılı ailelerine baş sağlığı ve sabır diliyorum.Ayrıca 7 yıldır TBMM çatısı altında Plan ve Bütçe Komisyonunda birlikte çalıştığımız CHP Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu Abime Allah’tan rahmet, ailesine sabır, Malatya halkına, tüm sevenlerine ve CHP’ne başsağlığı diliyorum. Mücadeleci, uzlaşmacı, çalışkan ve vatansever iyi bir insandı.Kuşkusuz içimizde çok sayıda işçi ve madenci çocukları var. Ama daha 11,5 yaşında bir yılbaşı gecesi babasını bir kömür madeni kuyusunda kaybeden, her maden kazasında acıyı yüreğinde hisseden, küllenmiş acıları ve hatıraları yeniden yaşayan bir başkası yok. Sayın Başkan böyle bir günde bana duygu ve düşüncelerimi sunma fırsatı verdiğiniz için size çok teşekkür ederim.

Madencilik nedir bilir misiniz arkadaşlar?

– Temiz havaya, mavi gökyüzüne hasret yitip gider kısacık bir ömür.

– Patlayan grizular, yanmış bedenler, yetimler ve dullar, sönmüş ocaklar,

-Göz pınarları kuruyan analar, suskun babalar, boşluğa dalıp giden gözler… Madencilik nedir bilir misiniz arkadaşlar?

-Babalarına doyamamış ve kader kardeşi olmuş çocuklar, mürüvvetleri görülememiş yaslı duvaklı gelinler, aynı kadere mahkum delikanlılar. Kömür nedir bilir misiniz arkadaşlar?

-Kömür, benim yaşadığım hayatı çocuklarımın da yaşamasının kutsal ve yaşamsal mücadelesidir.

-Kömür, yerin yedi kat altına kelle koltukta girip, sağ çıktığına dua etmektir.

-Kömür, hayatla ölümün birlikteliğidir.

-Kömür, her vardiya öncesi vasiyetname yazıp her eve dönüşte silmektir.

-Kömür, her gün evden çıkarken bir daha dönmeyecekmiş gibi helalleşmek ve uzun uzun kucaklaşmaktır.

-Kömür, kısacık bir ömür demektir.

Kömür nedir bilir misiniz arkadaşlar?

-Kömür, kazanç hırsının ocakları esir alması demektir.

-Kömür, yukarıdakilerin paralanması, aşağıdakilerin parelenmesidir.

-Kömür yüz akı, insanların kara talihidir.

-Kömür, şerefiyle çalışıp, hakkıyla kazanılan helal kazançtır.

Bir madenci ailesi için en tatlı yemek nedir bilir misiniz arkadaşlar?

-İş çıkışı mahalle fırınından alınmış kömür karalı öpülesi ellerin taşıdığı sıcacık somunla yenilen mütevazı bir yemektir.

“YERALTI MADENCİLİĞİNDE İLERİ TEKNOLOJİ KULLANILMALI”

Bu gibi acıların bir daha yaşanmaması için, hepimiz üzerimize düşeni yapmalıyız. Başta TBMM olmak üzere, İktidarı ve Muhalefetiyle nasıl “Acı”da tek yürek olmayı  başardıysak; “Çözüm”de de tek yürek olmayı başarabilmeliyiz.

Sayın Başbakanımız Soma ziyaretinde; “bu kaza, en ince ayrıntılarına; en küçük detaylarına kadar araştırılacak ve hiçbir ihmalin göz ardı edilmesine izin verilmeyecek ve sorumlular tespit edilecektir” demiştir. Bugün milletin bizden istediği;

-Madencileri hayatta ve güvende tutacak tedbirlerin alınması ve 176 sayılı ILO Sözleşmesinin imzalanmasıdır.

-Şeklen, usulen, özensiz ve rutin yapılan denetimlerin yerine, yaptırımı güçlü ve caydırıcı denetimlerin yapılmasıdır.

-İş sağlığı ve güvenliği uzmanlarının risk raporlarını ilgili Bakanlıklara da göndermesi ve takibinin yapılmasıdır.

-Yeraltı madenciliğinde yüksek teknolojilerin kullanılmasıdır.

-Yasalarımızda işin merkezine üretimin, ürünün ve karın değil, insanın ve emeğin konulmasıdır.

Dileğim, ülkemizin yeraltı kömür madenciliğinden hızla yer üstü açık ocak işletmeciliğine ve yenilenebilir enerji kaynaklarına geçilmesidir.

Ancak dünyada 442 Nükleer Reaktör olmasına rağmen ne yazık ki ülkemizde bazı marjinaller, çevreciler, STK’lar, siyasetçiler ve aktivistler Nükleer Reaktör ve HES yapımına karşı çıkmakta ve toplumsal karşıtlık üretmektedirler. Nükleer ve HES’e karşı çıkıp engellediğiniz ve geciktirdiğiniz sürece; enerji için alternatifimizin, daha çok petrol ve doğalgaz ithalatı ve Soma ve diğer madenlerden işçinin emeği ve alın teri ile çıkarılan kömürün olduğu unutulmamalıdır. Bu bakımdan Türkiye hızla yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmek ve 1, 2 değil en az 20 nükleer reaktöre sahip olmak zorundadır. Bugün yüreklerimizi ebediyete uğurladığımız, 301 kömür madeni işçisi kardeşimizin ailelerinin yürekleri ile birleştiriyoruz ve diyoruz ki; acınız acımızdır. Ruhları şad, mekanları cennet olsun. Başımız sağ olsun.”

Dikkatinizi Çekebilir:

Cevap Bırakın