ŞEHİR YAŞAM PORTALI
Bir yol hikayesi...

Dümbüllü kabiliyetini gördü, annesi müsaade etmedi

Geleneksel Türk Tiyatrosunun son temsilcisi, Orta oyunu ve Tulûat sanatçısı İsmail Hakkı Dümbüllü’nün tiyatro kabiliyetini gördüğü merhum Hasan Eravcı’nın “Kol” soyadı ile anılmasının ve Osmancık gençliğine harcanan ömrünün hikayesini okuyacaksınız.

Tiyatroya olan kabiliyeti, film artistliği imtihanını kazanması, Geleneksel Türk Tiyatrosunun son temsilcisi, Orta oyunu ve Tulûat sanatçısı İsmail Hakkı Dümbüllü’nün kabiliyetini görmesine rağmen annesinin bir sözüyle hayallerinden vazgeçen Hasan Eravcı Kol, belki de geleneksel Türk Tiyatrosu’nu temsil eden ve günümüze kadar gelmiş olan kavuk geleneği sürdürenler arasında yer alacaktı.

O annesini dinleyerek tiyatroya olan sevgisinden, hayallerinden vazgeçse de ömrünü spora ve Osmancıklı gençlere adamaktan vazgeçmedi.

Abdullah Keskin

İşte Abdullah Keskin’in kaleminden Hasan Eravcı Kol;

“Hasan Eravcı Kol 1941 Yılında Osmancık’ta doğdu. Annesi Sarpınkavak Köyü’nden gelme Emine hanım, babası Bayburt Arpalı Köyün’nden 93 harbi ile birlikte çok küçük yaşta Osmancık’a gelen Kör Alay diye bilinen Ali beymiş.

Çocukluğu fakirlik ve yoksullukla geçen Hasan Eravcı Kol’un gençliği ise çok farklı ve renkli işlerde çalışarak geçmiş. Gençlik yıllarında Osmancık’ın tek tuğla ve kiremit fabrikası olan Ülker Kiremit Fabrikas’nda çalışmakla geçerken, bir dönem sonra şimdiki Akbank binasının bulunduğu yerde yazlık ve kışlık olmak üzere faaliyetini sürdüren Yeni Sinema Salonu’nda geçti.  Bu dönemlerde Hasan Eravcı Kol film artistliği imtihanını kazanmış ancak annesi Emine hanımın buna müsaade etmedi.

Osmancık’a Polis Karakolunun açılmasıyla Emniyet Teşkilatı’ndan gece bekçisi olarak çalışmaya başlayan Hasan Kol, Osmancık’a ve gençliğe olan sevgisi ağır basınca sporla da iç içe olmaya başladı. Yeşil Çatma Mahallesi’nde ikamet eden Hasan Kol, 1952 Osmancık Spor Kulübü’nden sonra 1972 yılında Osmancık’ta Yeşil Spor adıyla ilk mahalle futbol takımı kurdu. Yeşil Spor’un forma renkleri çift çubuklu yeşil renklerden oluşuyordu. Mahalle takımı krompon yerine Ankara Lastiği adıyla bilinen lastik ayakkabı giyiyordu. Futbol topları ise lastik yani naylon toptu. Takım bir süre sorna sık sık havası kaçan şişme top kullanmaya başladı. Mahalle takımın antrenman alanı ise Akşemseddin Okulu’nun bulunduğu, ekin ve çeltik harman yerleri olarak kullanılan alanlardı. Bu gün ise bu alanda okul ve konutlar yer almakta.

Fakirliğin, yokluğun çalışmak için iş sahalarının olmadığı o dönemlerde okullar tatil olunca tuğla olacaklarına çalışmaya giden gençler harçlıklarını çıkarırken, futbol ile ilgili gerekli malzemeleri ise bekçi maaşıyla Hasan Kol alırdı.

Bir dönem sonra Yeşil Spor futbol takımın adı Onbirateş futbol takımı oldu. Hıdırlık ve Yeşil Çatma Mahallesi gençlerinden oluşan bu takım müsabakalarda başarılı sonuçlar elde etmeye başladı. Takım çalınmalarına bir süre ara versede 1986 yılında Hasan Kol’un oğlu Ayhan Eravcı’nın ısrarları sonucunda yeniden resmi olarak Onbir Ateş Spor Kulübü olarak yeniden yapılanırken takip eden yıllarda kulübün adı Osmancık Gücü Spor Kulübü olarak değişirken, kulüp halen bu isimde sportif faaliyetlerine devam etmektedir.

KOL SOYADI NEREDEN GELİYOR?

Hasan Eravcı’nın, Hasan Kol olarak tanınmasının hikayesi ise oldukça sanatsal.  Osmancık’ta Eravcı soy ismi halk arasında pek bilinmemekle birlikte Hasan Eravcı, Hasan Kol olarak tanınmakta idi.  Osmancıklı hemşerimiz Keramettin Kütük’ün anlatımına göre; Geleneksel Türk Tiyatrosunun son temsilcisi, Orta oyunu ve Tulûat sanatçısı İsmail Hakkı Dümbüllü 1966-1970 yılları arasında Osmancık’a geldiğinde Hasan Eravcı’nın tiyatro kabiliyetini görüp; “Bzim Kolzade diye bir tiyatrocumuz var sende onun kabiliyetini görüyorum. Bundan sonra senin adın Hasan Kol olsun” demiş ve ondan sonra bu isimle tanınmış ve anılmıştır.

EMNİYET TEŞKİLATINDA 26 SENE

Görevine bağlılığı, dürüstlüğü, çalışkanlığı, milliyetçiliği, gerçekleri hiç çekinmeden söylemesi ile tanına Hasan Kol, görevinde hiç suiistimal yapmamış, 26 sene görevi boyunca hiç rapor almamıştır. Kendi malından mülkünden futbol takımında oynayan gençlere ayakkabıları yoktur, karınları açtır, diye harcama yaparken bile karşılık beklememiştir.

Yeşil Spor takımını kuracağı zaman, dönemin o zaman ki mülkü amiri açığa almakla tehdit ettiği halde, o hiç yılmadığı gibi kararından da dönmedi. Hasan Kol’un gayesi gençleri kötü alışkanlıklardan kurtarıp, spora yönlendirmekti. Bu uğurda malını mülkünü, tarlasını, bağını en önemlisi ömrünü verdi.

Devlete çok bağlı insandı. Devlet malını, milli servettir, diye korur gözetirdi .İyi bir yüzücüydü, tek kol yüzmesi ile bilinirdi. Kızılırmak’ta boğulmuş olanları ırmaktan çıkarırdı. Osmancık’ın sevdalısıydı. Buraya gelen misafirlere Osmancık’ı gezdirir, ikramlarda bulunurdu.

Emekli olduktan sonra rahatsızlandı ve uzun süre şeker hastalığı ve kalp büyümesi ile mücadele etti. İyileşti tekrar rahatsızlandı ve 2003 yılı Kurban bayramının üçüncü günü, her fani gibi vefat etti. Geride 3 Kız ve bir oğul bıraktı.

Kendisine Allahtan rahmet niyaz ediyor, böyle insanların unutulmamasını diliyor, Hasan Kol abimizin unutulmaması için İlçemizde ki Spor kompleksinin bir bölümüne adının verilerek yaşatılmasını ilgililere öneriyorum. Ruhu şad, mekanı cennet olsun.

İnternet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları osmancik.com.tr’ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.

Dikkatinizi Çekebilir:

Cevap Bırakın