ŞEHİR YAŞAM PORTALI
Bir yol hikayesi...

GEÇMİŞ MİRASI YİYENLER!

Yetkili birileri bu sıra yalanlarını sallıyor.

Bizim öğretmen arkadaşlardan tık yok.

Geçen bir yazımda insan derisi giymiş,

İnsan olamamış yani beşer olmuş,

Kişilerden bahsetmiştim.

Allah’ın koruduğuna inandığım,

Müslümanların sigortası ve sığındığı,

Bir liman olan bu güzel ülkenin,

Adalet üzerine, hak ve hukuku gözeten,

Ayrımcılığa, adamcı lığa yer vermeyen,

Kaliteli idarecilere ihtiyacı vardır.

               ..

Bugün ülkemizde büyük mücadeleler,

Vermiş abilerimizin, şehitlerimizin,

Şunu dediğine inanıyorum:

“Her şey bunlar için miydi?”

Çünkü, ben diyorum.

               ..

Gençliğim İstanbul Bakırköy civarında geçti.

Ben Kurban Bayramı yapmadım başkaları gibi.

Eğri tekerli bir Skoda pikap üzerinde,

İmam Hatip Lisesi, İlahiyat Fakültesi,

Yaptıran, buralarda okuyan öğrencilere,

Yurt ve yemek veren bir dernek için,

Deri topladım bugünler için.
Günlerce deri kokusu çıkmazdı üstümden,

Okulda kız arkadaşlardan kaçardım.
Çarşı camisi ve arastası şahittir buna.

Bugün bizim verdiğimiz mücadele ile,

Bir yerlere gelenler bizim kasabımız oldu.

Haram olsun o makamlar sizlere.

               ..

Sizler bizim gibi bu mücadelenin,

Hamallığını yapmışları küstürdüyseniz,

Geçmişin mirasını yemişsiniz demektir.

Sizi bu makamlara ve mevkilere getiren,

O şanlı geçmiş günü geldiğinde,

Sizi cin çarpar gibi çarpacaktır.

Biz ne yaptık? Diyecekseniz.

Ha! O gün de yakındır.

Böyle de biline.

               ..

Bakıyor musunuz geriye;

Kırdığınız gönüller,

Hoş tuttuklarınızdan daha fazla.

               ..

Sizin en büyük suçunuz;

Geçmişin mirasını yemek oldu.

 

Muharrem YILDIZ

Cevap Bırakın