ŞEHİR YAŞAM PORTALI
Bir yol hikayesi...

HİLAL KAHRAMAN YENİ ÖRGÜ İPİM OLUR’MUSUN

YENİ ÖRGÜ İPİM OLUR’MUSUN

Örgüyü tutku derecesinde seven,
yani “emeklerini seyrederek ve yaşayarak mutlu olmayı seven” hanımlar anlayacaktır beni…

Örmeyi seviyoruz…
Hele ipimiz güzel bir ipse ve şişlerimiz de kaliteliyse doyum olmuyor ilmek ilmek hiç yoktan bir şeyi var etmenin zevkine…
Ama bazen ip şişten alıken gıcırdıyor..
Bazen de şişin ucunda belli belirsiz bir tırtıklanma var (yani tornacı agzıyla capaklı, iyi temizlenmemiş ucu)…
O örgü keyif vermek şöyle dursun boğuyor, bunaltıyor.
Ya zar zor bitiyor neyse ördüğümüz..
Ya da atıveriyoruz bitiremeyip elimizden.

Her ne koşulda örmeye devam edersek edelim, mutlaka özeniyoruz.
Ve ne kadar özenirsek de özenelim mutlaka bir yanlış yapıyoruz.
Göz kaçırmalarımıız
Eksik eksiltmelerimiz…
Fazla çoğaltmalarımız.!!
Bunları da zamanında farkedemiyoruz da iyice ilerleyince görüyoruz ve sökmek zorunda kalıyoruz ya.!!!

İşte bu da tuz biber ekiyor örmekteki zevkimize…
Sökerken, emeğimize acımamız bir yana…
Yeni baştan aynı mesafeyi katetmek düşüncesinin yarattığı bezginlik bir yana…
O vakitten sonrası eziyet oluyor artık…

Ama yine de bir umut düzeldiğini görmek için ha gayret örüyoruz.
Olmuyor…
Umudumuz boşa çıkıyor
Ördükçe sırıtıyor söküntü ipin eskimişliği…
Yılmıyoruz yine de…
Çekiştiriyoruz sagını solunu…
El ütüsü yapıyoruz ki yenilensin…
Yok nafile…
Öyle ilerliyoruz ama sevinemiyoruz ilerlediğimize…
Ve artık özenemiyoruz kalmadığı için hevesimiz ve yine bu sefer fazlaca umursamamaktan yanlış örüyoruz…
Alıştık,
zor gelmiyor çok fazla üzmüyor da…
Yine söküyoruz..

Eğer sabrı tüketip hala atılmadıysa elden.!!
Böyle böyle bitiyor o kazak, atkı…
Her neyse…
Ama ne kullanası kalıyor insanın onu bu haliyle…
Ne de göresi…
Olmayınca heyecanla hayal edilen gibi…
Dikilmiyor bile belki, bırakılıveriliyor öylece…
Dikilse de sevilmiyor ilk hevesteki gibi,
kullanılmadan hiç kalıyor dolabın bir köşesinde..

Hayalde kalan hali oluyor artık sevilen.
Özenilen,
üzerine titrenilen ilk hali heba olmuş olsa da
hep yepyeni duruyor hayalde…
Gerçekte;
O ilk sevişini,
azmini,
hevesini,
heyecanını yıpratan hiçbir şeyi
insan yeniden aynı kuvvetle benimseyemiyor.

Dikkatinizi Çekebilir:

Cevap Bırakın