ŞEHİR YAŞAM PORTALI
Bir yol hikayesi...

İbrahim Usta’dan Tuğla İşçilik Sanatı

Osmancık’ta yaşayan duvar ustası İbrahim Gök  hem yapı hem de sanat aracı olarak kullanılan tuğlaya yaklaşık 40 yıldır alın teri döküyor, işçilik sanatını sürdürüyor.

İbrahim usta 1984 yılında başladığı mesleğini İstanbul, İzmir ve yurtdışında ağırlıklı olarak sürdürürken son 15 yıldır Osmancık’ta devam ediyor.  Dış ve İç cephelere dekoratif tuğla ören nam-ı değer Pala dayı (İbrahim Gök) binalara da kimlik kazandırıyor.

Tuğla duvarların ve kaplamaların, binaya nostaljik, aynı zamanda modern görünüm kazanmasına da destek sağladığını belirten İbrahim usta “1984 yılında başladığım duvar ustalığına son 15 yıldır Osmancık’ta devam ediyorum. Tuğla duvar örme-kaplama sanatı buralarda pek bilinmese İstanbul, İzmir gibi büyük şehirler ve yurt dışında oldukça ilgi görüyor.

“Hem tasarlıyor, hem çiziyor hem de örüyorum”

İç ve dış cephelerde yaptığım çalışmaların her biri kendine özgü tasarımlardır. Her tuğla duvar örgüsünde farklı bir stil ve tasarım kullanıyorum. Kullandığım stili, tasarımı başka bir duvarda kullanmıyorum, her biri birbirinden farklı örülüyor. Hem tasarlıyor, hem çiziyor hem de örüyorum.

Takoz ve dekoratif tuğlaları binaların dış cephe kaplamasında, bahçe dekorasyonunda, iç ve dış mekan şömine, ocak, fırın, mangal uygulamalarında, TV ünitesi, yemek odası, yatak odası, mutfak gibi iç mekanlarda kullanıyorum.  Binalar nostaljik aynı zamanda modern görünümde kazanmış oluyor “diyerek dekoratif tuğla işçiliğinin yanı sıra, ahşap ve seramik döşeme işlerini de yaptığını sözlerine ekledi.

İbrahim ustanın sanatını işletmelerinde kullanan Bizim Lokanta işletmecileri Bekir ve Mürsel Top, yapılan çalışmadan son derece memnun kaldıklarını belirterek “25 yıldır lokanta işletmeciliği yapıyoruz.  Hıdırlık Mahallesi, eski yoğurt pazarı yanındaki lokantamızın duvarlarında ve ocağında İbrahim ustanın sanatını kullandık. Ramazan Bayramında işletmemizi açmayı planlıyoruz. Hemşerilerimizi sırık kebabımızın tadına bakmaya ve İbrahim ustanın sanatını görmeye davet ediyoruz. ”dediler.

Duvar ustası İbrahim Gök, Bizim Lokanta işletmecileri Bekir, Mürsel Top
Binalar nostaljik aynı zamanda modern görünümde kazanmış oluyor
Binalar nostaljik aynı zamanda modern görünümde kazanmış oluyor

Tuğlanın ham maddesi kildir. Kilden yapılan malzemeleri pişirilmiş ve pişirilmemiş olarak ikiye ayırmak mümkündür. Pişirilmemiş malzemenin başında kerpiç gelmektedir. Pişirilmiş malzemelere de tuğla, kiremit ve künkler örnek verilebilir. Tuğlalar üretim şekillerine göre de el (harman) tuğlası ve fabrika tuğlası olarak ikiye ayrılmaktadır. Osmancık’ta faaliyet gösteren, kiremit-tuğla fabrikaları da önemli ekonomik faaliyet alanlarındandır.
Kerpicin pişirilmesi ile tuğla elde edilmiş ve tarihte günümüzden yaklaşık 5000 yıl öncesinde büyük tapınak, saray yapıları yapılırken tuğla kullanılmıştır.

Tarih kitapları Anadolu’da pişmiş tuğlanın endüstriyel anlamda üretim ve kullanımının milattan önce 4. yüzyılda Libyalılar tarafından başlatıldığını yazıyor.

Tuğlanın kullanımında bölgesel şartlar da önemlidir. Buna göre Anadolu, Kafkaslar, Girit ve Kıbrıs’ta taş kaynaklarının yoğunluğu nedeniyle taş ile yapılmış yapılar dikkati çekerken; Mezopotamya, İran, Orta Asya ve Mısır’da ise taşın sınırlı olmasından dolayı onun yerini tuğla almıştır. Bu bölgelerde taş ancak tuğla örgüyü sağlamlaştırmada kullanılmıştır.

Dikkatinizi Çekebilir:

Cevap Bırakın