ŞEHİR YAŞAM PORTALI
Bir yol hikayesi...

KÂBE, ATATÜRK AL SANA PROVOKASYON

Günümüzde sosyal medya çok önemlidir. İnsanlar birçok konuyu birçok kaynaktan okuyarak, kendileri karar vermekte, kendisine yakın olanı tercih edebilmektedir.

Bizim zamanımızda, yani 70’li ve 80’li yıllarda, gazetelerin büyük çoğunluğu, bir manşet atar, insanlarda onun peşine giderlerdi. Kaynağın az ve seçebilme şansımızın olmaması nedeniyle, bu manşetlere inanarak, birbirimizin gırtlağını sıkardık. Sonrada, buna vesile olanlar darbe yapar, hepimizi içeri alıp, yumuşatır ve insanlığımızdan çıkardık.

Bugün sosyal medya sayesinde herkes görüşünü bildirebilmekte, yorum yapılmakta ve bu yorumlara cevap verebilmektedir. Her ne kadar birçoğu çöp konumunda olsa da, yine de insanların, içindeki duygu ve düşünceleri anlatması açısından pek önemlidir.

Ancak, bu işi zibidi kılıklı, kendini bilmez, yaptığı provokasyonun ne anlam içereceğini anlamayan cahiller de bu sosyal medyadan yararlanmaktadırlar. Ülkemizde içki içmenin yasak olduğuyla ilgili bir yasa yoktur. İsteyen belli yerlerde, belli mekânlarda, içkisini de içebilir, en güzel mezelerini de yiyebilir. Her ne kadar çocuğu kalem isteyince ‘’Daha dün aldım ne çabuk bitirdin…’’ diyen tipler çıksa da, bunlar gazeteye sardırdığı 70’lik ile çalım satarak eve gitmesi de tabi ki acıdır…

Ülkemizde içki içmek normal günlerde olduğu gibi, kandil, bayram vb. günlerde de yasak değildir. Ama bu sene kandil günü, gittikleri bir meyhanede çektirdikleri fotoğrafla; ‘’Bak! Yasakladınız ama biz bu kandil günü de kafaları çekiyoruz…’’ diyen bir gurup, provokasyona meydan vermişler, bu güne değer verenlerin galeyana gelmesine neden olmuşlardır. Bizim halkımız yine de duyarlıdır. Bu tip zibidilere, meydan vermemiş; ‘’Cahille uğraşmak, cahillik alametidir’’ diyerek, onları yok saymıştır.

Diğer taraftan ise Samsun’da ülkemizin en güzel heykellerinden olan, Atatürk Heykeli de bazı meczuplar tarafından yıkılmak istenmiştir. Şöyle bir baktığımızda ise bunların ne yapmaya çalıştıkları da anlaşılamamış fakat galeyana neden olmuştur.

Ve geçen gün… Kadir Has Üniversitesinde okuyan üç kız bebesi, photoshop ile yaptıkları bir resim de, Atatürk’ü, Kâbe’nin üstüne oturtmuşlar ve gülerek resim çektirmişlerdir. Bu cahiller bilmezler mi ki, Atatürk yerinden kalksa ve resmi görse, vallahi de billahi de bunların yüzüne tükürürdü. Mustafa Kemal Paşa ‘’Benim naçiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır; fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.’’ diyerek, ülkeyi bunlara emanet etmemiştir.

Bakınız ben, ‘’Atatürk Cumhuriyetinin İlk Hutbeleri’’ adıyla bir kitap yayınladım. 1927 yılında, Mustafa Kemal (Atatürk) Paşa´nın direktifleri ve Rıfat (Börekçi) Efendi´nin başkanlığında, bir komisyon tarafından hazırlanan ve Diyanet İşleri Reisliği tarafından basılan 51 Hutbe burada yer almaktadır. Osmanlıca olarak basılan ve şahsım tarafından günümüze çevrilen bu eserdeki amaç, bu dönemin dine bakışını ve belli bir kesimin yalan yanlış fikirlerini çürütmeyi amaçlamaktadır.1927 yılında hazırlanan bu hutbelerin en önemli özelliği,  yalın dili ile karartılmış bir toplumun aydınlatılmasına hizmet etmektir.

Burada da görülmektedir ki, Atatürk dinlere çok yakın olmamakla beraber, İslam’ın güzelliğini, Peygamberimizin ahlakını, insan sevgisini, toplumun birbirine saygılı olmasını bu hutbelerde işletmiştir. Bırakın Kâbe’nin üzerine oturmayı, bunun emaresini duysa ya da görse, vay o insanların haline…

Biz toplum olarak son dönemde, şovmen olmaya, beğenilmeye büyük önem verir olduk. Kayalardan atlayanlar, koca koca insanların ‘’beğeni’’ butonuna basılsın diye yaptığı şaklabanlıklar, insan da kusma hissi uyandırmaktadır. Kendini aşağılamanın bir boyutu da maalesef bu provokasyonlar olmuştur. Duyarlı olmakta yarar vardır.

Önce kendimizi çek etmekte yarar vardır. Çünkü bu çocukların da anaları babaları vardır ve ‘’Ben ne yaptım…’’ demiyorlarsa zaten bu toplum o istenen erozyona uğramış demektir. Ancak, üzücü olan, birinin tarafından yapılan bu tip hareketler lanetlenmez iken, diğer taraftan kendilerine gelen provokasyonlara şiddetle karşı çıkmaktadırlar. Beyler, hanımlar:

ADALET BİR GÜN HEPİNİZ LAZIM OLACAK…

Cevap Bırakın