ŞEHİR YAŞAM PORTALI
Bir yol hikayesi...
Tarama Kategorisi

Köşe Yazıları

BİSİKLET KAZALARI -2

Bahar ayında sıcaklıkların atmasıyla ve aynı zamanda okulların eğitim öğretim sezonunun sonuna yaklaşılmasıyla beraber bisikletlere olan talep gözle görülür bir artış göstermektedir. Dünden gelen alışkanlıkla çocuklarımıza karne hediyesi olarak ya anne babalar ya da dedeler bisiklet almaktadır. Bu çocuklarımızın en doğal hakkıdır. Ancak bu hak ve tatlı sevinç bazen gözyaşıyla bitebiliyor. Televizyonlarda, gazetelerde : ‘’karnesini aldığı gün dedesinin hediyesi olan bisikletle aracın altında kalan çocuk öldü…’’ türü acı…

DİLDEN DÜŞENLER

Kiminde bir yüz, kimin de iki, üç, dört, beş yüz / Bu kadar yüzle adam hala gidiyor dümdüz / Aldırma be dostum, sen yine ol bir yüz / Zararı tespit edilmedi daha, olmanın tek yüz

BUGÜN DE DEREDEN TEPEDEN

İlimizdeki merkezi bir okulda okuyan çocuğu beslenmeyi evde unutur. İkinci saatte annesi okula gelir ve Güvenlik’e ‘’Çocuğum beslenmesini unutmuş onu getirdim. Teneffüste verebilir misiniz?’

Muharrem YILDIZ

“Değerli kişi bulunduğu yüksek yerden uzaklaştırılmakla Ya da sosyal konumunu yitirmekle değerden düşmez.” Yani “Altın yere düşmekle, pul olmaz.” Ama horoz ölürmüş yine de, Gözü çöplükte kalırmış. .. En sıkıntılı anlarıdır insanın, Elindekileri yitirmek. Hele haksız yere itilmek bir kenara. Aslında bu zor anların, Bir salâvat getirmektir ilacı. Rahatlatır insanı, yüreği serinler. .. Statü, kariyer, Makam, para, İnsanın dünyası olduysa, O girdabın içindeyse, Zor…

20 LİRA

Yazılması gereken bir hikâyeydi. Yazılanlar bir yerde olayları, Ve yaşananları geleceğe taşıyordu. Kahramanları, kahramanlıkları, Birileri bilmeliydi. .. Teröristlerle çatışma bitmişti. Taburun dışındaki pusudaki, Askerlerin çoğu şehit düşmüştü. Kahramanlar kanlarını canlarını vermişlerdi. Kendilerinden bir hayli kalabalık, Vatan hainlerini durdukları yerden, Bir karış öteye geçirmemişlerdi. .. Askerlerine yavrularım, koçlarım, Diye seven komutanları, Onları Çankırılı Aslan,…

KAYINVALİDE BEREKETİ

’Gençliğin ihtiyarlığı kırk, ihtiyarlığın gençliği ellidir’ derler ve ikinci gençlikten itibaren yavaş yavaş yolculuk başlar. Bu yolculuk ekseriya yolcu ve refakatçi açısından yorucu ve zahmetlidir. Çünkü hep yürümek mecburiyetindedir.

ALPASLAN TÜRKEŞ

                                                     ALPASLAN TÜRKEŞ            Askeri ve siyasi dehası, Duygularını frenlemesi, Tarihe bağlılığı, Acımasız kararlılığı ile Orta Asya´da doğsaydı, Bozkırda doğan bir Tatar gibi Örgütçü, toparlayıcı güce sahip, Cengiz Han olurdu.             ..          Orta Asya´dan göç sırasında doğsaydı, Bozkurt´un yüreği gibi yüreğiyle, Kovulduğumuz Anayurt'tan Steplerden,sarp geçitlerden geçip, Şam önlerinde boyuna liderlik yapan, Süleyman Şah…

ALTIN ÇAĞ

ALTIN ÇAĞ Merhametli davranış, Namuslu yaşam, Dengeli yönetim, Hoşgörülü icraat, Ahlaklılık, İşi ehline vermek, Örnek olacak bir hayat, Orta Asya göçebelik kültürü, Mefhumlarını, Anadoluların ki ile, Kaynaştırma, harmanlama, Orta Asya’dan kopup gelen, Atalarımızı Akdeniz’e ulaştırmıştır. Zamanla Balkanlara taşımıştır. .. Türklerin fethettiği bölgeler, Büyük bir gelişme göstermiş. Yerel kültürlere verilen değerler, Müslüman kültürünü temel alan, Anlayışlı yönetim…

ÜLKÜCÜLER

Onlar , vatanını satmayanlardı. Sattırmayanlardı. Yetim hakkı yemeyenlerdi. Yedirmeyenlerdi. Devlet makamlarından, Ekin oraklanır gibi biçildiler. Yıllarca binbir  emekle geldikleri makamları, Ellerinden alındı. Müdürken öğretmen, Amirken memur oldular. Çocuklarının ona bakan gözlerine, Bakamadılar. Yakınlarının şüpheci  bakışlarına, Cevap veremediler,ezildiler. … Yıllardır hep kışı yaşadılar. Birileri tarafından yok sayıldılar. Mağdurluktan gelenlerin, İki  dudağı…

HİLAL KAHRAMAN YENİ ÖRGÜ İPİM OLUR’MUSUN

YENİ ÖRGÜ İPİM OLUR'MUSUN Örgüyü tutku derecesinde seven, yani "emeklerini seyrederek ve yaşayarak mutlu olmayı seven" hanımlar anlayacaktır beni... Örmeyi seviyoruz... Hele ipimiz güzel bir ipse ve şişlerimiz de kaliteliyse doyum olmuyor ilmek ilmek hiç yoktan bir şeyi var etmenin zevkine... Ama bazen ip şişten alıken gıcırdıyor.. Bazen de şişin ucunda belli belirsiz bir tırtıklanma var (yani tornacı agzıyla capaklı, iyi temizlenmemiş ucu)... O örgü keyif vermek şöyle dursun boğuyor, bunaltıyor. Ya zar zor…

HİLAL KAHRAMAN UĞUR BÖCÜĞÜM

UĞUR BÖCÜĞÜM.... Kalbinde zerrece endişe beslemeden sevebilenler biliyorum. Merak etmeden, kaygılanmadan... Yani fazlaca umursamadan, aşkından ölebilenler biliyorum. Diline aşk sözcüklerini pelesenk eden, ama aşkın en temel taşı olan vefadan yoksun vefasızlar biliyorum. Sürekli vurdukları yerlerde biten karaçalılara gül diye sarılan ve 'nasıl oluyor da benim bu denli tarumar ettiğim bahçe hala gülistan olur' diye şaşırmadan sefasını süren, sözde aşıklar biliyorum. Mutlaka arka bahçesine açılan bir…