ŞEHİR YAŞAM PORTALI
Bir yol hikayesi...

Kültürümüzün bir parçası: Kirman

Kirman, çıkrık, ellik, tokaç kültürümüzün unutulan değerleri olarak artık hafızlarımızda kaldı. Teknolojiye yenik düşen aletlerimizden birçoğu, günümüzde bazı evlerde aksesuar olarak vitrinleri süslüyor.

Gelişen teknoloji ile birlikte 70’li yıllardan önce Osmancık’ta birçok evde bulunan ve kullanılan kirman, çıkrık, ellik, tokaç gibi el aletlerinin çoğu günümüzde kültürümüzün unutulan bir değeri olarak artık hafızalarda kalmak üzere. Yeni nesil birçoğunu tanımazken, eskiye özlem duyanlarda geçmişte günlük hayatı kolaylaştıran bu el aletlerini şark köşelerinde sergiliyor, birçoğu ise tavan aralarında ya da kömürlüklerde çürümeye terk ediliyor.

Ellik ve tokaç köylerimizde tek tük kullanılmaya devam edilse de, Kirman ve Çıkrık’ı kullanmayı bırakın görmenin mümkün olmadığını söyleyebiliriz. Döne döne yünü eğiren, büken ve ip haline getiren el aleti olan Kirman Osmancık’ta yıkılan metruk evlerin birinden çıkarak bizi geçmişe götürdü.

Ebediyete göç eden babaannenlerimizin, anneannelerimizin nasırlı ellerinde döne döne yüne, pamuğa şekil veren kirmanın ne işe yaradığını, nasıl kullanıldığını sorduk 69 yaşındaki 4 çocuk, 9 torun sahibi olan Hayriye Helva ablamıza. Çocukluk yıllarından hatırlıyor ve “Geçmişe mazi derler” diyerek başlıyor anlatmaya.

Ağaçtan yapılan el aleti olan Kirman’ı annesinin kullandığını, bununla pamuk ve yünden ipler yaparak kendilerine çorap, hırka, yelek, iç fanila ördüğünden bahsederken gözleri doluyor.

Hayriye Helva, kirmanla eğrilen yünlerin, pamukların, el tezgahlarında ya da dokuma tezgahlarında kumaş şeklini aldığını ekseriye fitilli adı verilen çarşafların, çemberlerin bu kumaşlardan yapıldığını söyledi.

Annesinin Kirman ile yün eğirerek elde ettiği iplerden ördüğü çoraplarla büyüdüğünü anlatan Helva; “Yünün, pamuğun ip haline gelmesini sağlayan tahtadan yapılan el aletine ilçemizde kirman adı verilir. Her evde en az bir iki kirman bulunurdu. Tahtadan yapılan silindirik bir çubuk, çubuğun ucunda hafif bir çentik bulunur. İki ahşap parçadan oluşur ve silindirik çubuğa topaç’ı andıran bir parça daha eklenir. Koyundan kırpılan yünler yıkanır, kurutulduktan sonra burma yapılıp el bileğinin birine takılır, ele kirman alınır, yün eğrilir ve ip haline getirilirdi. Elde edilen yün ve pamuk iplerle de çoraptan, yeleğe birçok kıyafet örülürdü.

Bizim neslimiz 70’li yıllardan önce yünden, pamuktan örülmüş kıyafetler giyerdi. Bu kıyafetleri annelerimiz ninelerimiz örerdi.  Bu işi sağlıklı ve sağlam çoraplar giyelim diye yaparlardı.

Çocukluğumda büyüklerimizin elinde sıkça rastladığım kirmanlara şimdilerde görmek mümkün değil. Sokak aralarında, köşe başlarında, kapı önlerinde avlularda oturan ninelerimizin, teyzelerimizin kesinlikle ellerinde kirmanı vardı. Bir yandan kirmanı çevirir bir yandan da hoş sohbetler ederlerdi. Elde edilen iplerle de kıl ve yün çorap ya da patik örerlerdi.

Şimdilerde hazır giyime yöneldi insanlarımız. Yünden elde edilen iplerle örülen kıyafetleri kullanan artık yok.  Yün yataklar, yorganlar, yastıkların yerini sentetik malzemelerden üretilen fabrika ürünleri aldı. Yünden yapılan yorganın, yastığın, döşeğin yılda bir kerede olsa çok yıkanması yeniden yüzlemesi, havalandırılması gerekiyor. Genç neslimiz bunlarla uğraşmak yerine çamaşır makinesinde birkaç saatte yıkayıp yeniden kullanabileceği sağlıksız malzemeleri tercih ediyor. Çünkü uğraşmak istemiyor.

Yünün yanı sıra kirmanda pamukta ip haline gelirdi. Özellikle çevre köylerimizde pamuk yetiştirenler vardı.  Pamuk ekilen tarlalar bembeyaz olurdu. Şimdilerde ilçemizde pamuk ekimi yapılmıyor.

Kirmanı görünce duygulandım, annem geldi aklıma. Sizlerin sayesinde yıllar sonra hem hatıralarım canlandı, hem de yıllardır görmediğim, kullanmadığım kirmanı yeniden elime aldım. Ben bile unutmuşum nasıl kullanıldığı”

İnternet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları osmancik.com.tr’ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.

Dikkatinizi Çekebilir:

Cevap Bırakın