ŞEHİR YAŞAM PORTALI
Bir yol hikayesi...

Kurtuluş Savaşı’nın Osmancıklı Kahramanı: Sarı Mehmet

Karadeniz’de Rum Pontus çetecilerini dağıttı. Eşkıyalara Anadolu’da geçit vermedi. Atatürk’ün bile unutamadığı ve 10. yılında övgüyle bahsettiği bir kahraman, Sarı Mehmet (Mehmet Çetin)

O, Milli Mücadele döneminde Rum Pontus çetecilerine karşı verdiği mücadeleyle tarihe geçen en önemli isimlerden.

Yüreği Milli Mücadele için çarpan Sarı Mehmet’i 93 yaşındaki yeğeni Dursun Güney’den dinliyoruz.

Dursun Güney

ASKERLİK HAYATI

Rum Pontus Çetecilerini Dağıttı

“Mehmet Çetin 1894 yılında Osmancık Tutuş köyünde dünyaya geldi. Askere gidişi tarihi 1915’dir. Sivas Jandarma okuluna intisap etmiş (bağlanmak- girmek) askerlik görevlerini Anadolu’da muhtelif şehirlerinde, Çarşamba, Kavak’ta bulunan jandarma karakollarında sürdürdü.

Er olarak başladığı askerlik görevinde yaptığı hizmetler neticesinde Subaylıkla ödüllendirilerek Yüzbaşı rütbesi verildi.

Askerlik zamanı geldiğinde Osmanlı İmparatorluğu 1.Dünya Savaşı’nda yenilmiş ve İşgalci devletler yurdumuzun topraklarını işgal etmeye başlamışlardı.

Yunanlıların İzmir’i İşgali’nin ardından Karadeniz bölgesinde ayaklanan Rum Pontus çetecileri yerel eşkıya grupları oluşturup Türklere karşı katliamlar yapmaya başladılar.

Eşkıya çetelerine karşı mücadele etmek için gönüllü vatansever yerel gruplar oluşmaya başladı.

Yunanlıların İzmir’i işgali üzerine Karadeniz bölgesinde ayaklanan ve Merzifon’un Tavşan Dağı’nda teşkilatlanmış Rum Pontus çetecilerini bizzat kendisi dağıtıyor. Bu arada eşkıya çetelerine karşı mücadele etmek için gönüllü vatansever yerel guruplar da oluşmaya başlıyor. İşte dayım Mehmet Çetin‘ (Sarı Mehmet) bu yerel oluşumlar içinde aktif olarak görev yapıyor ve o dönemlerde ortaya çıkan mahalli eşkıyalarla da mücadele etmeye ediyor.

O dönemlerde Nizami ordu kurulması kararlaştırılıyor fakat Çerkez Ethem buna karşı çıkıyor. Nizami ordu kuruluyor ve dayım gerek iç gerekse dış mücadele konularını takibine alıyor hem çetelerle hem de eşkıyalarla mücadelesine devam diyor.

Askerlik dönemi ilgili ilgili kendisinden dinlediğim çok anısı var. Hatta Şair, yazar Sıtkı Çağlar bana dayımın anılarını kayıt altına almamı istediğinde dayıma konuyu açtım. Dayım Sarı Mehmet “Benim anılarım yazılmaz yeğenim” derdi.

Onun bu sözü üzerine anılarını yazmadık ama bir anısından daha bahsetmek gerekirse Çarşamba ‘ya tahin edildiğinde o bölgenin ağası tarafından bir kız kaçırma hadisesi oluyor.

Bu hadise üzerine kaçırılan kızın babası karakola gelerek “Kumandan bey benim kızımı ağa kaçırdı” demesinin adından şikayet üzerine gerekli bilgiler alınarak kızın kaçırıldığı eve gidiliyor.

Kapıyı kızı kaçıran adamın hanımı açıyor. Eşinin evde olamadığını söylüyor. Bunun üzerine dayım Mehmet Çetin “Bende gereğini yaparım o zaman çıkar” diyor. Bu sözün üzerine evde bulunan ve kızı kaçıran ağa ortaya çıkıyor ve “Kumandan bey kız şuan evde yok ama ben yarın sağ salim getirim” diyor. Dediği gibide oluyor.

Atatürk, Sarı Mehmet’ten Övgüyle Bahsediyor

Bilindiği üzere Atamızın Samsun’a çıkış tarihi 1919, Sarı Mehmet’in Karadeniz’de görev yaptı seneler ise 1915 yılında başlıyor. Rahmetli Ata Samsun’a geldiği zaman mahalli eşkıyalarla mücadele konusunda Sarı Mehmet’in azmini öğreniyor. Hatta nutkunda Sarı Mehmet’ten de övgüyle bahsediyor.

Mustafa Kemal Atatürk Nutuk’un bir bölümünde şöyle bahsetmekte; ‘’O havalide milli teşkilata tevessül olundu. Bu teşkilatta Sarı Mehmet, Kara Mehmet, Pire Mehmet bu üç Mehmet’ler vatanın savunmasında önemli hizmetler yaparak tanınmışlardır.’’ diye tarif ettiği üç Mehmet’ler den ‘’Sarı Mehmet’ ’diye anılan dayım olan Mehmet Çetin’dir. (10.yıl Nutku 29 Ekim 1923)

Yine Nutuk’un bir bölümünde Sarı Mehmet’ten şu şekilde bahsediliyor. “Bizim müfrezelerimiz; Pehlivan Ağa, Ahmet t Onbaşı, Sarı Mehmet, Hali l Efe, Topal İsmail gibi adamlar tarafından idare edilmektedir.” (Nutuk- 1920-1927 sayfa 515)

Atatürk’ün İmzasıyla Emekliye Ayrılıyor

İngilizler Karadeniz bölgesinde intizamı nizamı sağlayın diye padişahı sıkıştırdıkları zaman Padişah, Rahmetli Atamızı görevlendiriyor.  Görevlendiriyor ama ne yapacağını bilmiyor.

Hatta bende bunun yazılısı var. Şişli Halaskargazi Caddesi’nde Atatürk’ün evi var, Müze yapmışlar. Orada İsmet Paşa ile konuşması var. Atatürk, 15 Ocak 1919’da arkadaşı İsmet Paşa’yı Şişli’deki evine çağırdı. Hiçbir sıfat ve yetki sahibi olmaksızın Anadolu’ya geçmek ve orada milleti uyandırarak, kurtulma çarelerini aramak için en müsait mıntıka ve beni o mıntıkaya götürecek en kolay yol hangisi olabilir?” diye sordu. İsmet Paşa, “Yollar çok, mıntıkalar çok” diye cevap vermiş. İşte Sarı Mehmet’te o dönemde resmi olarak görevlendiriliyor. Emekliye sevk edilene kadarda görevini yapıyor.

10.03. 1935 yılında müstakil tabur komutanlığından emekliye sevk edildi.  Sevk belgesinde Atatürk’ün, İsmet Paşanın, dahiliye vekili Şükrü Kaya’nın imzası vardır. Yüksek rütbeli subaylar için bu yapılırmış. Bu özel bir yasaymış. Bu yasayla dayım emekli oldu. Er olarak gidiyor, belirli kademelerden geçe, geçe bir subay olarak emekliğe sevk ediliyor.

Karadeniz’de Rum Pontus çetecilerini dağıttı. Eşkıyalara Anadolu’da geçit vermedi. Atatürk’ün bile unutamadığı ve 10. yılında övgüyle bahsettiği bir kahraman, Sarı Mehmet (Mehmet Çetin)

SİYASİ HAYATI

Emekli olduktan sonra 1935-1942 dönemlerinde Osmancık’ta belediye başkanlığı yaptı.

Emeklilik sonrası Osmancık Belediye Başkanı oldu. 1935’den 1942 tarihine kadar belediye başkanlığı görevini yürüttü.  Yine Çorum İl Genel Meclisi’nde 2 sene kadar daimi üye olarak kaldı.

Eski belediye hizmet binası şimdiki belediye binasının arkasındaki bahçede idi. Ve affedersiniz o yıllarda ölen köpekleri o bahçelere atarlardı. Ve göreve gelir gelmez orasını bir park haline getirdi.

Dönemin Osmancık Kaymakamı Kemal Onat ile birlikte el birliği yaparak güzel işler yaptılar. Halen orada var olan çınar ağacını 1935 yılında birlikte diktiler. Belediyenin bahçesini temizleyip havuz yaptılar. Medeni bir yerleşim bölgesinde ne varsa onu yapmaya çalıştı, o görgü vardı kendisinde.

Kasaplar Arastası Yaptı

Örneğin ilçedeki tüm kasapları bir sokağa toplayarak kasaplar arastası yaptı.

Belediye hizmetleri ile ilgili verebileceğim diğer bir örnek ise ilçede yıkılan caminin yanında umumi bir tuvalet vardı. Tuvaletin girişinde ufak bir salon var orası da mezbaha. Bir tarafta hayvanlar kesiliyor diğer tarafta tuvaletten gelen sinekler etlerinde üzerine konuyor. Osmancık’ın %90 sıtma oldu. Şimdi ilçe içinde ama o dönemde mücavir sanayi olan yere mezbaha yaptırdı.

Sarı Mehmet (Mehmet Çetin) babam Abdülkadir Güney’in teyze oğluydu. Babam dayı dediği için bizde kendisine dayı derdik.

Gerek halkla olan münasebeti gerekse belediye hizmetleri konusunda, başarılı bir belediye başkanlığı yaptı.

938 Türkiye’sin de 2 kadının bulunduğu bir meclis yok

2 kadın meclis üyesinin de yer aldığı öylesine bir belediye meclisi şimdi bile yok. 1938 Osmancık Belediye Meclisine ait fotoğraflara baktığınızda bunu görebilirsiniz. Şuan birçok mecrada yayınlanan o fotoğrafı ben belediyeye verdim. 1938 Türkiye’sin de 2 kadının bulunduğu bir meclis yok.

Dönemin kaymakamı Kemal Onat ile iyi münasebetleri vardı. Mehmet Çetin’in iyi münasebetleri olan kesimlerden biride askerlerdi.

Paşalardan Sarı Mehmet’e Ziyaret

3.Ordu Komutanı Orgeneral Mustafa Muğlalı, Tümen Kumandanı Kurmay Yüzbaşı Nazmi Gönen’li, Orgeneral İbrahim Feyzi Mengüç gibi Kurtuluş Savaşı’na katılan üst kademelerdeki komutanlar Sarı Mehmet’i ziyaret ederlerdi.

Fevzi Mengüç Paşa Çorum’a geldiğinde dayımızı görmeden asla gitmezdi. Çorum’a bir askeri yetkili geldiğinde Mehmet Çetin ile görüşmeden asla gitmezdi. Sarı Mehmet çok saygı duyulan birisiydi.

1943 Büyük Osmancık depreminde, 3.Ordu Komutanı Orgeneral Mustafa Muğlalı, Tümen Kumandanı Kurmay Yüzbaşı Nazmi Gönenli, bizzat gelerek geçmiş olsun dileklerinde bulunmuşlardı.

Mustafa Muğlalı Paşa, Sarı Mehmet’in Gemici Mahallesi ırmak kenarında bulunan evinde misafir oldu. Nazmi Gönenli Paşa’da bizim Kızılırmak Mahallesinde bulunan evimizde misafir oldu ve bir gece kaldı.

O gecenin sabahında Nazmi Gönenli Paşa, babam Abdülkadir Güney, ve ben o zamanlar daha çocuğum birlikte Sarı Mehmet’in evinin bahçesinde Mustafa Muğlalı Paşa ile birlikte hep beraber kahvaltı yaptık. Sarı Mehmet hem askerlerle hem de bürokratlarla münasebetleri iyi olan bir insandı.

1941 (Soldan Sağa) Nafia Müdürü, Osmancık Belediye Başkanı Mehmet Çetin ( Sarı Mehmet), Erzurum Mebusu ve C.H.P Bölge Müfettişi Salim Altuğ, Çorum Valisi Muzaffer Akalın, Samsun Tümen Komutanı Orgeneral Feyzi Mengüç, Osmancık Kaymakamı Kemal Onat, Osmancık Askerlik Şubesi Başkanı Hüsamettin Görköy, 1930 Osmancık Belediye Başkanı Abdülkadir Güney

AİLE HAYATI

Mehmet Çetin dayımız Çerkez olan Şefika hanımla evliydi. 2 oğlu vardı. Birisi Sadık Çetin. Sadık Çetin Ticaret Lisesi mezunu. Osmancık’ta dükkan açtı bir süre işletti. Sonra Veremden vefat etti rahmetlik.

Tevfik Çetin diğer bir oğlu. Oda bir hastalıktan dolayı vefat etti. Sarı Mehmet sağlığında iki oğlunun da acısını gördü çekti.

Sarı Mehmet ve eşi Şefika hamım çömerT insanlardı. Ortaokulu Gemici’de okuduğumuz zaman yanına muhakkak uğrardık. Her ziyaretimizde kendisi ve hanımı Şefika teyzemiz mutlaka harçlık verirdi bize.

Ailesine karşı çok sempatik tavırlar sergilerdi. Evleri misafirsiz kalmazdı. Haberli habersiz mutlaka misafirleri olurdu. Hanımı Şefika teyzemizde oldukça maharetli bir hanımdı. Ne eder eder kısa sürede sofrayı önümüze sererdi.  Dini bayramlarda elini öpmeye geldiğimiz ilk büyümüzdü.

Yüreği Milli Mücadele için çarpan Sarı Mehmet, ve eşi Şefika hanım.

YAŞLILIK DÖNEMİ VE VEFATI

Yaşlılık döneminde ise Osmancık’ta kendi yaşıtları ile zaman geçirirdi. Babam Abdülkadir Güney, Özel İdare Memuru Tevfik efendi, Mahmut Erel, katip Ali Aksan benim hanımın dedesi olurdu, birde Çetin dayımız yani Sarı Mehmet bir arada toplanır sohbet ederlerdi.

Günümüzde Emekliler Derneği var ya bizler bu dernekte nasıl bir araya geliyorsak onlarda babamın dükkanında toplanırlardı, şayet içlerinden birisi sohbete gelemdiyse de gözler onu arardı.

Mehmet Çetin 1965 yılında vefat etti. Gemici’yi çok severdi bu yüzden de Gemici Mezarlığında toprağa verdik.

Günümüzdeki Gemici Mezarlığı o dönemlerde büyük bir tarla idi. Karamehmetoğlularına ait olan bu tarlada bir iki mezar vardı. O dönemlerde manifaturacılık yapan merhum Muhtalip Karakaş’ın ailesine ait bir tarla idi.

Dayımızı oraya defnetmek istiyoruz dediğimizde Muhtalip Karakaş “Tarla bizim babamızın vasiyeti var. Tarlayı mezarlık olması için vakfettik. defnedbilirsiniz“dedi.

Sarı Mehmet’in mezarı Gemici Mezarlığındadır.

İlçe Jandarma Komutanlığı ve Osmancık Kaymakamlığı’nın Anıt Mezar Girişimi 11 Şubat 2008 tarihinde “Sarı Mehmet’e Anıt Mezar Yapılıyor” başlığı ile basında yer aldı. Kısa bir süre sonra Osmancık Kaymakamı Mustafa Harputlu görev değişikliği nedeni ile Osmancık’ta ayrıldı. Anıt Mezar girişimi ile ilgilide bu güne kadar hiçbir çalışma yapılmadı.

İnternet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları osmancik.com.tr’ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.   

Dikkatinizi Çekebilir:

Cevap Bırakın