ŞEHİR YAŞAM PORTALI
Bir yol hikayesi...

Tavuk satan berber

Bugün sabah çocuk kalemini kaybettiği için, simit aldıktan sonra, bir de kırtasiyeye uğrayıp şu çocuğun kalemini alayım diye düşündünüz. Kırtasiyeden içeri girdiğiniz de, bizim kırtasiyeci önlüğü giymiş, et doğruyor. Fotokopi makinesinin olduğu yere bir dolap koymuş, etler dolapta sıra sıra…

Kırtasiyeleri herkes sever, ışıltılı yapısı, rengârenk malzemeleri ile insanlara huzur verir. Birde çocuk ‘’Her şeyi al’’ diye saldırmaz ise mutlu olursunuz. Ama o etlerin orada olması sizi rahatsız etmiştir. Çünkü kasaplık farklı bir şey, ‘’Allah… Allah’’ diyerek oradan bir şey almadan çıktınız. Aklınıza tıraş olmakta geldi, hadi gidiyim bizim Aksu Berbere de bir tıraş olayım, iki lafın beni kırarız dediniz. O da ne, kapının önünde yığılı çiçek toprağı, fideler, içeri baktınız matkaptan, çiviye hırdavat malzemeleri, ne oluyor ya hu!

Yok, yok korku filmi değil, şimdi, diyelim ki, Elif Kırtasiye et satmaya kalksa belediye ne yapar, bu mümkün mü? Değil, peki kapitalist sermaye ile Türkiye’de ‘’11.000 mağaza olduk’’ diyen bir zincir mağaza, et satıyor, süt satıyor, kurşun kalem satıyor, matkap satıyor, çiçek fidesi satıyor, onlar bu işi nasıl yapıyor?

Yıllardır esnafımız, bu durumun doğru olmadığını, bu mağazalar, eğer bizim gibi kırtasiye ya da et satacaksa ona göre şekillenmesi gerektiğini defalarca ilgililere söylemekte, fakat bir sonuç alınamamaktaydı. Çünkü güçlü sermayeli bu kuruluşlar, her iktidarı zorlardı. Fakat bu cumartesi günü sabah haberlerinde, TBMM Tarım, Orman ve Köy İşleri Komisyon Başkanı Sayın Yunus Kılıç Bey’in konuşmasını duyunca ‘’Hadi inşallah’’ dedim. Sayın Kılıç ‘’Marketlere düzenleme getireceğiz, her şeyi satamayacaklar’’ dedi.

Çünkü, bu durum devam ederse, esnaf namına bir şey kalmayacak. Tamamen küresel sermaye bu ülkenin en küçük kasabasına kadar hâkim olacak.

Bir şeyi daha unutmayalım. Kırtasiyeden açıldı da devam edelim. Siz okullar tatil olduğundan itibaren, okullar açılana kadar kırtasiye ye uğruyor musunuz? Hayır. Sadece Kardeşler Kırtasiye’nin önünden geçerken, dışarıya top astıysa, bir de çocuk alacağım diye seni sokak ortasında rezil diyorsa, eh! Bir top alırsınız. Bu insanlar üç ay ne yer ne içer diye sormayız.

Sonra bir gün bu zincir markete girip, matkapların, çivilerin konulduğu reyonun kalktığını, yerine, defter, cetvel, kalem konulduğunu görürseniz, işte anlayınız ki okullar açılıyor. Bahar da çiçek, toprak, fide, yaza doğru, deniz topu, simidi, güneş kremi, son baharda, kırtasiye ve hırdavat malzemesi ve mobilya, kışın, otomobiller için kar lastiği, eldiven, antifriz konulan bu raflar, Osmancık’ın, çiçekçisini de, kırtasiyesini de, kasap ve manavını da öldürmektedir.

‘’Ama hocam onlarda ucuz satıyor.’’ Aslında ucuz satmıyor. Hatırım da kaldığı kadarıyla bir zincir Mağaza resim defteri reklamı yaptı, ‘’35×50 Resim defteri: 3.95 TL’’ Söğüt’te bir kırtasiye de oturuyorum, kırtasiyenin sahibi de bir hoca arkadaşımız, Hocam inan biz de bu defter 3.75 TL, dedi. Peki, duyuramıyor musunuz? Hocam, gelenler ‘’Aaa… Burada daha ucuzmuş diyorlar ama ne yaparsın.’’ Bu arda bir adam girdi içer. Elindeki kırık cetveli gördüm. ‘’Hoca, bu çocuğun öğretmeni, ‘Babana söyle, kırılmayan cetvel alsın’ demiş.’’ Bu nasıl bir cetveldir ki? Bir anda biz arkadaş şaşırdı ama ben anladım, yanında oturduğum reyondan ismini de vermekten gurur duyarım, yerli ve milli malımız, yılların firması ‘’Hataş’’ ürününden uzattım. ‘’Bak bu kırılmaz’’ dedim.

11.000 mağazası ile övünen bu emperyalist kuruluş, bu cetveli 1.25 liraya satıyor ve daha çocuk okulun ilk günü elinde kırılıyor. Bizim bu kırtasiye ise o sağlam ürünü 2.5 TL satıyor. Şimdi kim karlı?

Sayın Milletvekili Oğuzhan Kaya Bey’e buradan sesleniyorum. Lütfen Sayın Yunus Kılıç’a destek veriniz ve şu esnafımıza biraz nefes aldıralım. Bu arada ismini zikredemediğim, diğer kırtasiye ve esnafımıza da bereketli kazançlar diliyorum.

Cevap Bırakın