Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Bakan Çiftçi Çorum’da açıkladı: Terörle mücadelede 3T modeli – Tespit, Takip, Tasfiye

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Çorum’da Terörsüz Türkiye Konferansı’nda terörle mücadelede 3T modelini açıkladı: Tespit, takip ve tasfiye.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Çorum’da Terörsüz Türkiye Konferansı’nda terörle mücadelede

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Çorum’da düzenlenen Terörsüz Türkiye Konferansı’nda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin terörle mücadeledeki kararlılığını, toplumsal birlik ve beraberliğin önemini ve sürecin güvenlik boyutunu anlattı. Mücadelenin üç aşamalı bir güvenlik anlayışıyla sürdürüldüğünü belirten Çiftçi, “Gayemiz bu toprakları terörün gölgesinden kalıcı biçimde kurtarmak ve kardeşliğimizi, birliğimizi, beraberliğimizi tahkim etmektir” dedi.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Hitit Üniversitesi tarafından düzenlenen “Terörsüz Türkiye Konferansı”na katılmak üzere Çorum’a geldi. Üniversitede gerçekleştirilen konferansta akademisyenlere, öğrencilere ve vatandaşlara hitap eden Bakan Çiftçi, Türkiye’nin terörle mücadelesi, milli birlik ve beraberlik, kardeşlik hukuku ve Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda yürütülen çalışmalar hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Konuşmasına Hitit Üniversitesine ve programın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür ederek başlayan Çiftçi, Çorum Valiliği görevinden ayrılarak kentten Ağustos 2023’te ayrıldığını hatırlattı.

Çiftçi, “Bugün bir vesileyle daha Terörsüz Türkiye vesilesiyle, Türkiye’nin şu anda önemli virajlarından birinde bulunduğu, önemli eşiklerinden birisi olan Terörsüz Türkiye sürecinde Hitit Üniversitesinde bu kıymetli buluşmayı tertiplediği için, bizleri sevgili öğrencilerimizle, akademisyenlerimizle ve siz değerli hemşehrilerimle buluşturduğu için ben değerli rektörümüze sizler adına bir kez daha teşekkür ediyorum. Sağ olsun, var olsun” ifadelerini kullandı.

“Bu ülkenin bütün evlatlarıyla ortak bir hayat kurduk, gelecek kurduk”

Türkiye’nin uzun yıllardır taşıdığı ağır bir yükün sona ermesini, milletin huzurunu ve ortak geleceğin hangi esaslar üzerinde yükseleceğini konuştuklarını belirten Bakan Çiftçi, bu hedefe ulaşılırken ülkenin güvenliği ve milletin huzuru uğruna yapılan fedakârlıkların unutulmaması gerektiğini söyledi.

Şehitlere Allah’tan rahmet, gazilere ise şükranlarını sunan Çiftçi, şehit ailelerinin yanında olmanın ve gazilere vefayı sürekli kılmanın herkesin sorumluluğu olduğunu belirterek şöyle konuştu:

“Şehit ailelerimizin daima yanında olmak, gazilerimize vefayı sürekli kılmak ve uğruna bedel ödedikleri vatanı huzur içinde geleceğe taşımak hepimizin boynunun borcudur. Üzerinde yaşadığımız kadim Anadolu topraklarını asırlar boyunca verilen mücadelelerle, emekle ve büyük fedakârlıklarla vatan kıldık. Malazgirt’ten Çanakkale’ye, Milli Mücadele’den Cumhuriyetimizin kuruluşuna kadar tarihimizde bağımsızlık irademizin sarsılmaz izleri vardır.

Türk’üyle, Kürt’üyle, Alevi’siyle, Sünni’siyle bu ülkenin bütün evlatlarıyla ortak bir hayat kurduk, gelecek kurduk. Bir olduk, birlik olduk. Kardeş olduk hamdolsun. Ortak kaderine sahip çıkan hep beraber aziz bir millet olduk, Türk milleti olduk. Tıpkı Ahmed Arif’in şiirinde söylediği gibi, ‘Kirveyiz, kardeşiz, birbirimize kanla bağlıyız.’

Komşuluklarımız, akrabalıklarımız ve hatıralarımız birbirine bağlandı. Aynı toprağa emek verdik, aynı istiklal mücadelesini birlikte taşıdık. Aynı ezanın sesinde, aynı kıbleye, aynı bayrağın gölgesinde, aynı istikballe yürüdük. Bugün bize düşen devraldığımız mirası adaletle korumak ve gelecek nesillere en güzel şekilde teslim etmektir.”

Mehmet Akif Ersoy’un dizelerinin toplumsal bağların önemini hatırlattığını ifade eden Çiftçi, “Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez; toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez” mısralarını hatırlattı.

Millet olma iradesinin ortak hayata sahip çıkmak anlamına geldiğini belirten Çiftçi, bunun birbirinin hakkını gözetmek, acıları paylaşmak ve geleceğe karşı sorumluluk duymakla mümkün olduğunu dile getirdi.

İnancın öğrettiği kardeşlik ahlakının da bu sorumluluğu güçlendirdiğini kaydeden Çiftçi, Hucurat Suresi’ndeki “İnananlar ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin” ayetini hatırlattı.

Çiftçi, kardeşliğin yaşatılmasının emek istediğini belirterek, “Kardeşliği yaşatmak emek ister. Dinlemeyi, hakkı teslim etmeyi, incitilen gönlü onarmayı gerektirir. Birlikte yaşama irademiz bu ahlaki sorumluluğun hayatımıza yansımasıyla güçlenir” dedi.

Devlet olma iradesinin ise ortak hayatı bağımsızlık, hukuk ve kurumlarla güvence altına almak olduğunu ifade eden Çiftçi, devletin milletin güvenliğinden ve adaletin ayakta tutulmasından sorumlu olduğunu vurguladı. Kamu görevinin bir emanet olduğunu dile getiren Çiftçi, bu emaneti taşıyan herkesin vazifesini hakkaniyetle yerine getirmesi gerektiğini söyledi.

“Terörle mücadele devletin vazgeçilmez sorumluluğudur”

Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, İçişleri Bakanlığının temel sorumluluğunun vatandaşların canını, malını ve huzurunu her şartta korumak olduğunu belirtti.

Bu görevin hukukun çizdiği çerçevede yerine getirildiğini ifade eden Çiftçi, düşünce açıklamanın, eleştiride bulunmanın ve hak aramanın meşru yollarının bulunduğunu, bu yolların güvencesinin hukuk olduğunu söyledi.

Şiddetin insan hayatını ve serbest iradeyi hedef aldığını belirten Çiftçi, hiçbir talebin masum insanların canına kastetmeyi haklı gösteremeyeceğini kaydetti.

Çiftçi, “Terör korkuyu kullanarak topluma ve kamu otoritesine irade dayatır. Dolayısıyla terörle mücadele devletin vatandaşına karşı vazgeçilmez bir sorumluluğudur. Terörsüz Türkiye hedefimiz doğrultusunda yürütülen çalışmalar kesintisiz bir şekilde devam etmektedir” diye konuştu.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bir hukuk devleti olduğunu vurgulayan Çiftçi, devlet görevlilerinin görevlerinin başında bulunduğunu, kamu düzenini koruma, suçu önleme ve suç işleyenleri adalet önüne çıkarma sorumluluğunun devam ettiğini belirtti.

Her fiilin somut deliller ve hukuki usuller çerçevesinde değerlendirildiğini ifade eden Çiftçi, Terörsüz Türkiye sürecinin siyasi ve hukuki arka planına da değindi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ortaya konulan ve Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin tarihi çağrısıyla güç kazanan Terörsüz Türkiye iradesinin, TBMM’nin çalışmalarıyla hukuki ve kurumsal bir çerçeveye oturduğunu belirten Çiftçi, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un gayretlerine de dikkat çekti.

TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun çalışmalarının sürecin geniş bir istişareyle ele alınmasını sağladığını ifade eden Çiftçi, ardından Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un 467 milletvekilinin oyuyla yasalaşmasının Meclis’te ortaya çıkan tarihi mutabakatı gösterdiğini söyledi.

Çiftçi, “Böylece Terörsüz Türkiye hedefi; siyasi iradenin, Meclisimizin desteğinin ve devlet kurumlarının sorumluluğunun birleştiği bir devlet projesi halini almıştır” ifadelerini kullandı.

Terörle mücadelede 3T dönemi: Tespit, takip, tasfiye

İçişleri Bakanlığının sahadaki sorumluluğunu “3T” olarak adlandırılan üç kademeli güvenlik anlayışıyla yerine getirdiğini açıklayan Çiftçi, bu modelin tespit, takip ve tasfiye aşamalarından oluştuğunu belirtti.

Çiftçi, üç aşamalı mücadele yöntemini şu sözlerle anlattı:

“Birincisi tespit, ikincisi takip, üçüncüsü de tasfiye. Önce tehdidi kaynağında tespit ediyor, bölücü örgütün bütün uzantılarını, lojistik hatlarını ve finansal ağlarını en küçük ayrıntısıyla görünür hale getiriyoruz. Ardından sahadaki her gelişmeyi kesintisiz takip ediyor, silah bırakma ve fesih sürecinin akamete uğramaması için verilen her sözün karşılığını zeminde kolluyoruz.

Son aşamada ise muhterem Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu hedef doğrultusunda silah bütünüyle devreden çıkana ve terör örgütü bütün unsurlarıyla tasfiye edilene kadar bu mücadeleyi tavizsiz bir şekilde sürdürüyoruz. Bu üç aşama birbirinden kopuk işler olmayıp aynı kararlılığın birbirini bütünleyen halkalarıdır.”

Terörsüz Türkiye hedefinin temelinde ülkenin bütünlüğünü, vatandaşların güvenliğini ve milletin kardeşliğini koruma anlayışının bulunduğunu belirten Çiftçi, şehitlerin emaneti olan vatanın korunmasının vatandaşların hukukunu ve milletin huzurunu birlikte gözetmeyi gerektirdiğini ifade etti.

Bu sorumluluğun karar alma süreçlerine de yansıdığını kaydeden Çiftçi, mağdurların haklarının korunması, şehit ailelerinin hassasiyetlerinin dikkatle dinlenmesi ve gazilerin ihtiyaçlarının gözetilmesinin mücadelenin ayrılmaz parçaları olduğunu söyledi.

“Terörün ekonomik maliyeti 2,3 trilyon doları buldu”

Terörün yalnızca insani kayıplara neden olmadığını, ülke ekonomisi üzerinde de ağır bir yük oluşturduğunu dile getiren Bakan Çiftçi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın daha önce yaptığı bir konuşmada terörün doğrudan ve dolaylı maliyetinin 2,3 trilyon doları bulduğunu ifade ettiğini hatırlattı.

Bu değerlendirmenin yalnızca güvenlik harcamalarını değil, ekonomik kayıpları da kapsadığını belirten Çiftçi, “Ertelenen yatırımlar, kesintiye uğrayan üretim ve gerçekleşemeyen kalkınma imkanları toplumun tamamını etkilemektedir” dedi.

Güven ortamının güçlenmesinin Türkiye’nin kaynaklarını eğitim, bilim, teknoloji ve üretime daha fazla yönlendirmesine imkan sağlayacağını ifade eden Çiftçi, terörün oluşturduğu ekonomik maliyetin ortadan kalkmasının kalkınma sürecine önemli katkı sunacağını kaydetti.

“Türkiye Yüzyılı ile Terörsüz Türkiye birbirini bütünleyen projelerdir”

Türkiye Yüzyılı vizyonu ile Terörsüz Türkiye hedefinin birbirinden ayrılmayan, birbirini tamamlayan projeler olduğunu belirten Bakan Çiftçi, bu hedeflerin milletin refahını artırmayı ve gelecek nesillere büyük, güçlü bir Türkiye bırakmayı amaçladığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yürütülen Terörsüz Türkiye vizyonunun milletin ortak geleceğine yönelik olduğunu dile getiren Çiftçi, terörün ülkeye yüklediği ağır maliyetin ortadan kalkmasıyla kalkınma yolunda kaybedilen zamanın telafi edilebileceğini ifade etti.

Çiftçi, konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı:

“Terörsüz Türkiye hedefi de bu vizyonun ayrılmaz bir parçasıdır. Türkiye Yüzyılı ile Terörsüz Türkiye vizyonu birbirinden ayrılmayan, birbirini bütünleyen projelerdir. Dolayısıyla terörün ülkemize yüklediği ağır maliyetin ortadan kalkması, kalkınma yolunda kaybettiğimiz zamanı telafi etmemize ve milletimizin emeğini, kaynaklarını, üretme gücünü ortak geleceğimize yöneltmemize imkan sağlayacaktır.

İçişleri Bakanlığı olarak görevimizi bu anlayışla sürdürmeye devam edeceğiz. Milletimizin emanetine sahip çıkacak, vatandaşımızın huzuru için hukuk içinde gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz.”

Bakan Çiftçi, konuşmasını Allah’tan şehitlere rahmet, gazilere ise sağlık ve afiyet dileyerek tamamladı.

Programda Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Osman Öztürk de söz alarak İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye konferansa katılımlarından dolayı teşekkür etti. Konferansın sonunda Rektör Öztürk tarafından Bakan Çiftçi’ye tablo hediye edildi.