
Aydın Kınacı
Şehirlerin gerçek karakteri, betonların yüksekliğinde değil; insan hayatına verdiği değerde ortaya çıkar. Bir kentte yapılan yol, köprü, kavşak ya da üst geçit, yalnızca bir mühendislik çalışması değildir; aynı zamanda o toplumun yaşlıya, engelliye, çocuğa ve hastaya bakış açısının mimari ifadesidir.
Osmancık Devlet Hastanesi’nin karşısında, D-100 Karayolu üzerine inşa edilen üst geçit, tam da bu bakışı sorgulatan bir örnek olarak karşımızda duruyor. Yapının fiziksel varlığı tamamlanmış gibi görünse de, erişilebilirlik açısından neredeyse “yok” hükmündedir. Merdiven ile zemin arasındaki uyumsuzluk, rampanın bulunmaması, altyapı düzenlemesinin tamamlanmamış olması ve çevredeki güvensiz alanlar; projenin kağıt üzerinde bitmiş, sahada ise “yarım bırakılmış” bir iş olduğunu gösteriyor.
Erişilebilirlik Bir Lütuf Değil, Bir Haktır
Engelli rampası olmayan bir üst geçit, özellikle bir hastanenin önünde, yalnızca yanlış bir uygulama değil; yasal olarak da eksik bir projedir. Türkiye’nin erişilebilirlik standartları –ki bu standartlar uluslararası normlara da dayanır– kamusal alanlarda herkesin eşit şekilde hareket edebilmesini zorunlu kılar. Burada görülen uygulama ise, yaşlıların, tekerlekli sandalye kullanıcılarının, bebek arabasıyla yol alan ailelerin ve hastaların ihtiyaçlarını göz ardı eden bir tabloyu işaret ediyor.
Bu durum, fiziki çevrenin yalnızca belirli bir kesime hitap ettiğini, çok daha kırılgan olan diğer toplulukların ise “nasıl geçersen geç” anlayışına terk edildiğini düşündürüyor.
Mühendislik mi, Göstermelilik mi?
Bir üst geçidin amacı, yayayı güvenli şekilde taşıt trafiğinden ayırmak ve yaşam güvenliği sağlamaktır. Ancak burada kullanılan tasarım, bu temel amaca dahi hizmet etmekten uzak. Merdivenin zemine dahi oturmaması, zeminin çukur ve düzensiz olması, çevredeki çöpler ve altyapı eksikliği; projenin koordinasyonsuz, aceleci ve bütüncül olmayan bir anlayışla ele alındığını açıkça gösteriyor.
Bu noktada asıl sorun, üst geçidin kendisi değil; altyapı projelerinin planlama aşamalarında insan merkezli bir yaklaşımın eksikliğidir.
Kent Yönetiminde Eksik Olan Bütüncül Akıl
Şehircilik, “bir yapı yapmak “tan ibaret değildir. Yapının bağlamı, çevresi, kullanıcı profili, güvenlik gereksinimleri ve sosyal etkileri göz önünde bulundurulmadığında, ortaya çıkan ürün boş bir beton israfına dönüşür. Buradaki üst geçit de tam olarak bunu yansıtıyor: Bir projeyi yapmak için yapılan, fakat kullanılır hale getirmek için çaba gösterilmeyen bir anlayış…
Kent yönetiminde olması gereken ise şudur:
Bu maddelerin hiçbirinin göz önüne alınmadığına dair işaretler, fotoğrafların her köşesinde okunabiliyor.

Yapı Bitmiş; Vicdan ve Akıl Yarım Kalmış
Osmancık Devlet Hastanesi önündeki üst geçit, teknik bir yapıdan çok daha fazlasını temsil ediyor: Şehir yönetiminde ihmalkârlığın, planlama eksikliğinin ve insan odaklı olmayan bir yaklaşımın sembolü haline geliyor.
Oysa yapılması gereken çok açıktır:
Çünkü kentler, yalnızca güçlülerin değil; yürümekte zorlanan yaşlıların, bebek arabası süren annelerin, tekerlekli sandalyesiyle yol arayan bireylerin, yani hepimizin ortak yaşam alanıdır.
Bir üst geçit bile bu gerçeği unutturduğunda, asıl eksik olan beton değil; insanın kendisidir.
ASAYİŞ
9 gün önceASAYİŞ
12 gün önceASAYİŞ
16 gün önceEĞİTİM
24 gün önceASAYİŞ
25 Ocak 2026EKONOMİ
25 Ocak 2026GÜNDEM
25 Ocak 2026
1
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu Çorum’da
89452 kez okundu
2
Osmancık’ta park halindeki otomobilin tüm camları kırıldı
8427 kez okundu
3
Çorum İl Özel İdaresi personel alımı kura çekimi bugün yapılacak
7844 kez okundu
4
Evinin önünde tüfekli saldırıya uğradı
6736 kez okundu
5
Denizde boğulan lise öğrencisi son yolculuğuna uğurlandı
6717 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.